Şiirler




H İ C R E T

Hicretle başlamıştı sonsuz bir medeniyet
Eğriden doğruya, zulmetten nûra hicret

İnsanlığı vahşetten kurtaran bir hareket
Karanlıktı tüm dünya meçhûle gidiyordu

Bütün gözler ufukta bir güneşbekliyordu
Sapıtmıştı insanlık birbirini yiyordu

Kendi eliyle yapıp kendisi tapıyordu
İşte tam o sırada parlak bir güneş doğdu

Aydınlattı âlemi zulmeti nûra boğdu
Emindi, hem zekiydi,hem masûm hem doğruydu

Zaten beklenen nûr bu beklenen umut buydu
Çünkü Habîbullah’tı insanıseviyordu

Durmadan dinlenmeden hep tebliğediyordu
Heyhat ki istenmiyor, çoğu anlamıyordu

O en büyük kıymet, dışlanıyordu, taşlanıyordu
Çaresiz hicret etti inanan bütün nefer

Gönülleri doymuştu gözde yâr, ne de yer
Hicret etmişti ashab, şakındıbütün beşer

Hazreti Peygamberle Sıddıkînler beraber
O hicret ki bize Allah’tan en büyük muştu

O hicretle âlemler gerçek nûra kavuştu
Dalga dalga insanlık hep O nûra koşuştu

Ensar ve muhacirîn hepsi kardeşolmuştu
Ve şimdi bir hicret, bir hicret daha gerek

Terk edip eğrileri doğruya yönelerek
Tövbe-i nasûh ile tövbe edip dönerek

Bir daha günahlara dönmemek ölene dek
Hicret çirkin çirkefe hem boykot hem de bir set

Hicret en büyük cihat ve en ulvî bir davet
Hicret emeli fert, hicret etmeli ümmet
Bu hicretle kurtulur bütün bir beşeriyet.

A.KADİR ŞAHİN

Hicret Kuşları

Gözleri ufuklarda, ötelerin hicranını yaşar Hicret kuşları
Gönüllü gurbet yolcusudur, yüce dağlar aşar Hicret kuşları

Canı, cananı, sılayı ardına bakmadan terkederler de
Uzaklarda yaslı sinelerin başını okşar Hicret kuşları

Burunlarında sıla arzusu tüter de firakın doruğunda
Boynu büküklere bağlanır naçar Hicret kuşları
Asya der, Avrupa der, Afrika der uçarlar
Daha nicelerin imdadına koşar Hicret kuşları

Kendileri bir gül kokusuna muhtaçtır da
Başkalarının gönlüne gül olur açar Hicret kuşları

Önlerine servetler yığsalar, uçmadan dûr olmazlar
Herkesin koştuğundan delice kaçar Hicret kuşları

Ellerine bir parça tohum geçerse sonsuzun ambarından,
Kurak gönüllere ulaşır, saçar Hicret kuşları

Susuzluksa gönüllerinin kuruluğuna tek sebep
Gözyaşlarıyla sular, ırmak olur coşar Hicret kuşları,

Geçtiği yolları, badireleri bir bir unutur
Ötelere giden yollara piştar Hicret kuşları

Bütün sevdiklerinin bir bir kaybederler de
Başkalarının vuslatıyla hüşyar Hicret kuşları

Yollar aman vermese de, dağlar geçit vermese de,
Damla iken derya olur, inayetle taşar Hicret kuşları

Yorulmak nedir bilmezler, ölünceye dek meçhulde
Her yıl ayrı bir gurbete uçar Hicret kuşları

Yüce dağlar gibi başları, karlı, dumanlı
Sinesine düşen çığları eriten Hicret kuşları
Kendileri kışta gelir, çekip giderler sessizce
Görmese de baharı, muştular Hicret kuşları

Yuvaları tahta kulübesi andelib-i eninin
Nağmeler sermest, şehadet arar Hicret kuşları

Onların mezarları yoktur, bir meçhule gömülür giderler,
Cennette de altın kanatlı kuşlar Hicret kuşları

Havz-ı kevser mey sunarken sonsuzlara
Kamet-i bâlalar içinde haline şaşar Hicret kuşları






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder