H İ C R E T
Hicretle başlamıştı sonsuz bir medeniyet
Eğriden doğruya, zulmetten nûra hicret İnsanlığı vahşetten kurtaran bir hareket Karanlıktı tüm dünya meçhûle gidiyordu Bütün gözler ufukta bir güneşbekliyordu Sapıtmıştı insanlık birbirini yiyordu Kendi eliyle yapıp kendisi tapıyordu İşte tam o sırada parlak bir güneş doğdu Aydınlattı âlemi zulmeti nûra boğdu Emindi, hem zekiydi,hem masûm hem doğruydu Zaten beklenen nûr bu beklenen umut buydu Çünkü Habîbullah’tı insanıseviyordu Durmadan dinlenmeden hep tebliğediyordu Heyhat ki istenmiyor, çoğu anlamıyordu O en büyük kıymet, dışlanıyordu, taşlanıyordu Çaresiz hicret etti inanan bütün nefer Gönülleri doymuştu gözde yâr, ne de yer Hicret etmişti ashab, şakındıbütün beşer Hazreti Peygamberle Sıddıkînler beraber O hicret ki bize Allah’tan en büyük muştu O hicretle âlemler gerçek nûra kavuştu Dalga dalga insanlık hep O nûra koşuştu Ensar ve muhacirîn hepsi kardeşolmuştu Ve şimdi bir hicret, bir hicret daha gerek Terk edip eğrileri doğruya yönelerek Tövbe-i nasûh ile tövbe edip dönerek Bir daha günahlara dönmemek ölene dek Hicret çirkin çirkefe hem boykot hem de bir set Hicret en büyük cihat ve en ulvî bir davet Hicret emeli fert, hicret etmeli ümmet Bu hicretle kurtulur bütün bir beşeriyet.
A.KADİR ŞAHİN
|
|||
Hicret Kuşları
Gözleri
ufuklarda, ötelerin hicranını yaşar Hicret kuşları
Gönüllü gurbet yolcusudur, yüce dağlar aşar Hicret kuşları Canı, cananı, sılayı ardına bakmadan terkederler de Uzaklarda yaslı sinelerin başını okşar Hicret kuşları Burunlarında sıla arzusu tüter de firakın doruğunda Boynu büküklere bağlanır naçar Hicret kuşları Asya der, Avrupa der, Afrika der uçarlar Daha nicelerin imdadına koşar Hicret kuşları Kendileri bir gül kokusuna muhtaçtır da Başkalarının gönlüne gül olur açar Hicret kuşları Önlerine servetler yığsalar, uçmadan dûr olmazlar Herkesin koştuğundan delice kaçar Hicret kuşları Ellerine bir parça tohum geçerse sonsuzun ambarından, Kurak gönüllere ulaşır, saçar Hicret kuşları Susuzluksa gönüllerinin kuruluğuna tek sebep Gözyaşlarıyla sular, ırmak olur coşar Hicret kuşları, Geçtiği yolları, badireleri bir bir unutur Ötelere giden yollara piştar Hicret kuşları Bütün sevdiklerinin bir bir kaybederler de Başkalarının vuslatıyla hüşyar Hicret kuşları Yollar aman vermese de, dağlar geçit vermese de, Damla iken derya olur, inayetle taşar Hicret kuşları Yorulmak nedir bilmezler, ölünceye dek meçhulde Her yıl ayrı bir gurbete uçar Hicret kuşları Yüce dağlar gibi başları, karlı, dumanlı Sinesine düşen çığları eriten Hicret kuşları Kendileri kışta gelir, çekip giderler sessizce Görmese de baharı, muştular Hicret kuşları Yuvaları tahta kulübesi andelib-i eninin Nağmeler sermest, şehadet arar Hicret kuşları Onların mezarları yoktur, bir meçhule gömülür giderler, Cennette de altın kanatlı kuşlar Hicret kuşları Havz-ı kevser mey sunarken sonsuzlara Kamet-i bâlalar içinde haline şaşar Hicret kuşları |
Şiirler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder